biriktirmek biriktirmek Fiil

English
accumulate
日本語
蓄積

Example

  • Yıllar içinde epey kitap **biriktirdim** (yığmak / toplamak / biriktirmek) sanırım.
  • I seem to have accumulated a lot of books over the years.
  • Burada 'biriktirmek', koleksiyonun zamanla oluştuğunu vurgular.