çarpmak Çarpmak FiilEnglishdisrupt日本語破壊的ExampleŞiddetli yağmur, açık hava konserini **altüst etti** (**sarsan** / **bozguna uğratan**).The heavy rain disrupted the outdoor concert.Doğal olayların planları bozması yaygın bir kullanımdır.