esnasında esnasında Preposition

English
during
日本語
〜の間 (〜のあいだ)

Example

  • Krizin **atlatılması** (sakin kalmak / yönetmek / üstesinden gelmek) esnasında sakin kaldı.
  • She stayed calm during the crisis.
  • Burada sakin kalma eylemi krizin zaman dilimine sabitleniyor.