husumet Husumet Noun
- English
- animosity
- 日本語
- 敵意
Example
- İki rakip siyasi lider arasındaki **husumet** (kin / düşmanlık / soğukluk), meclis kürsüsüne kadar yansımıştı.
- There was clear animosity between the two rival political candidates.
- Siyasi bağlamda en güçlü karşılığıdır.