i̇steksiz İsteksiz Adjective
- English
- reluctant
- 日本語
- 気が進まない
Example
- Sonunda **isteksizce** (gönülsüz / çekingen) bir gülümseme bahşetti.
- He finally gave a reluctant smile.
- Burada 'isteksizce' zarf olarak kullanıldı, sıfat hali 'isteksiz bir gülümseme' olurdu.