kıvılcım Kıvılcım Fiil
- English
- spark
- 日本語
- 火花
Example
- Yeni yasa, ülke çapında geniş çaplı protestoları **ateşledi** ([ateşlemek] / [kıvılcım vermek] / [tetiklemek]).
- The new law sparked widespread protests.
- Burada 'ateşlemek', olayın şiddetini ve yayılımını vurgular.