öncelik etmek / önce gelmek Öncelik Etmek Verb
- English
- precede
- 日本語
- 先行する
Example
- Savaşın **öncelik ettiği** yıllar gerginlikle geçti. (Önce gelir / Yol açar / Temel oluşturur)
- The years preceding the war were marked by tension.
- Burada 'öncelik etmek', savaşın kendisinden önceki dönemi tanımlar.