övünmek övünmek Verb

English
boast
日本語
自慢する

Example

  • Çok **övünmek** istemem ama bu projeyi herkesten önce bitirdim. (gururlanmak / hava atmak / kendini methetmek)
  • I don't want to boast, but I finished the project ahead of schedule.
  • Türkçede 'istemem ama' kalıbı, övünmenin olumsuz etkisini yumuşatır.