üstesinden gelmek üstesinden gelmek Verb
- English
- overcome
- 日本語
- 乗り越える
Example
- Sakatlığını **üstesinden gelmek** (zorlukları aştı / engelleri yıktı) ve Olimpiyat altın madalyasını kazanmak onun hikayesiydi.
- She overcame injury to win the Olympic gold medal.
- Burada 'sakatlık' ile kurulan bağ, mücadelenin fiziksel boyutunu vurgular.