yargılamak Yargılamak Verb
- English
- prosecute
- 日本語
- 起訴する
Example
- Polis, kanıt yetersizliğinden dolayı davayı **yargılamamaya** (dava açmamaya / suçlamamaya / soruşturmamaya) karar verdi.
- The police decided not to prosecute.
- Hukuki süreçte 'prosecute'in olumsuzu, davanın düşürülmesi anlamına gelir.