yozlaşmış Yozlaşmış Adjective

English
corrupt
日本語
腐敗

Example

  • Polis teşkilatının **yozlaşmış** (bozulmuş / çürümüş / vicdanı kararmış) olduğu iddia edildi.
  • The police force was accused of being corrupt.
  • Bu, sistemik bir sorunu işaret eder.