arzulamak Arzulamak Verb

English
aspire
한국어
열망하다

Example

  • O, bilimsel bir kariyere **arzuluyor** (istemek / hedeflemek / gayret etmek) — kariyerinin yönünü belirleyen derin bir isteği var.
  • She aspires to a scientific career.
  • Burada sadece 'istemek' yetmez, niyetin ciddiyeti vurgulanır.