fırçalamak Fırçalamak Verb
- English
- berate
- 한국어
- 호되게 꾸짖다
Example
- Koç, oyuncuları kötü performansları yüzünden **fırçaladı** (sertçe azarladı / şiddetle eleştirdi / ağzının payını verdi).
- The coach berated the players for their poor performance.
- Burada 'fırçalamak' fiili, koçun otoritesini gösterir.