bıkkın Bıkkın Adjective

English
frustrated
한국어
답답하다

Example

  • Bu işte çalışmak çok **bıkkın** (canı sıkılmış / bunalmış / tıkanmış) hissettiriyor.
  • It's very easy to get frustrated in this job.
  • Burada 'bıkkın' kelimesi, işin monotonluğundan ziyade ilerleyememe hissini vurgular.