caydırmak Caydırmak Fiil

English
discourage
한국어
의욕을 꺾다

Example

  • Hükümet, gençleri sigara içmekten **caydırıcı** (engellemek / vazgeçirmekten alıkoymak / moralini bozmak) politikalar uyguluyor.
  • The government is trying to discourage smoking among teenagers.
  • Burada 'caydırıcı' sıfat olarak kullanılmıştır, fiil köküdür.