değerlendirmek değerlendirmek fiil
- English
- evaluate
- 한국어
- 평가하다
Example
- Dava, yeni ilacın etkinliğini **değerlendirecek** (tartmalı, ölçmeli, kıymetini biçmeli).
- The trial will evaluate the effectiveness of the new drug.
- Burada 'etkinlik' ana odak noktasıdır.