dost canlısı Dost canlısı Adjective

English
friendly
한국어
친근하다

Example

  • İçeri girdiğimde bana *güleryüzlü (içten/nazik)* bir gülümseme sundu.
  • She gave me a friendly smile when I walked in.
  • Güleryüzlü, yüz ifadesi üzerinden sıcaklığı vurgular.