düşünce Düşünce Noun

English
thinking
한국어
생각하다

Example

  • O kazadan kurtulmak için hızlı bir **düşünce** (fikir / kafa yorma / bakış açısı) geliştirmeliydim.
  • I had to do some quick thinking to avoid the accident.
  • Burada anlık bir çözüm fikri kastediliyor.