etkileşimli Etkileşimli Adjective
- English
- interactive
- 한국어
- 쌍방향의
Example
- Müzedeki yeni sergi, çocuklar için **etkileşimli** (diyaloglu / karşılıklı) panolar içeriyor.
- The museum features interactive displays for children.
- Teknolojik ve fiziksel katılımı vurgular.