geçiş Geçiş İsim
- English
- passing
- 한국어
- 지나가다 / 통과하다
Example
- Öğleden sonra ışığının o kadim el yazması üzerindeki *geçişi* (süzülmesi / akışı / kayması) büyüleyiciydi.
- The colour of the wood darkens with the passing of time.
- Işığın hareketini zarifçe anlatır.