i̇mkansız İmkansız Adjective
- English
- impossible
- 한국어
- 불가능하다
Example
- Hava durumunu %100 doğrulukla tahmin etmek *imkansızdır* (olanaksız / muhal) — bu, doğanın kuralıdır.
- It is impossible to predict the weather with 100% accuracy.
- Burada 'imkansızdır' kesinliği vurgular.