yoğunluk Yoğunluk Noun

English
intensity
한국어
강렬함

Example

  • Işığın **yoğunluğu** (etkisi / derinliği / baskısı) görmeyi zorlaştırdı.
  • The intensity of the light made it hard to see.
  • Fiziksel bir ölçümden ziyade algılanan etkiyi vurgular.