yoğun Yoğun SıfatEnglishintensive한국어집중적인ExampleŞirket, lansman öncesi **Yoğun** (Kapsamlı / Sıkı / Derinlemesine) bir pazarlama kampanyası başlattı.The company launched an intensive marketing campaign.Burada 'kapsamlı' anlamı baskındır.