kaçırmak kaçırmak Verb

English
kidnap
한국어
납치

Example

  • İsyancılar iki yabancı gazeteciyi [kaçırmak] (alıkoymak / zorla götürmek / rehin almak) üzereydi.
  • The rebels kidnapped two foreign journalists.
  • Haber dilinde en yaygın kullanım.