kıvılcım Kıvılcım Fiil
- English
- spark
- 한국어
- 불꽃
Example
- Yeni yasa, ülke çapında geniş çaplı protestoları **ateşledi** ([ateşlemek] / [kıvılcım vermek] / [tetiklemek]).
- The new law sparked widespread protests.
- Burada 'ateşlemek', olayın şiddetini ve yayılımını vurgular.