konuşmak Konuşmak Konuşmak
- English
- talk
- 한국어
- 이야기하다
Example
- Kes şunu ve talimatları **dinle** (konuşmak/söylemek/hitap etmek)!
- Stop talking and listen to the instructions.
- Burada 'dinlemek' (listen) daha uygun olsa da, 'konuşmak' eyleminin durması kastedilir.