boş zaman [boʃ za.man] Noun
- English
- leisure
- 한국어
- 여가
Example
- Bu günlerde daha çok paramız ve tadını çıkaracak **Boş Zaman**ımız var. (Serbest Zaman / Kafa Dinleme / Keyifli Vakit)
- These days we have more money and more leisure to enjoy it.
- En yaygın ve nötr kullanım budur.