olgun Olgun Sıfat

English
aged
한국어
나이가 든 / 숙성된

Example

  • Bu viski, meşe fıçılarda **olgun** (yıllanmış / tecrübeli / kıdemli) bir tada sahiptir.
  • The study included patients aged 40 to 60.
  • İçecekler için en zarif karşılık 'olgun' veya 'yıllanmış'tır.