ortaya çıkarmak ortaya çıkarmak Fiil
- English
- reveal
- 한국어
- 드러내다
Example
- Şirket, birleşmenin detaylarını **ortaya çıkarmayı** (açığa vurmayı / ifşa etmeyi) reddetti.
- The company refused to reveal the details of the merger.
- Kurumsal dilde gizliliğin kalkması.