özgürlük Özgürlük NounEnglishfreedom한국어자유ExampleYeni taşındıktan sonra nihayet **Özgürlük** (Hürriyet / Serbestlik / Bağımsızlık) hissini tattı.She cherished her newfound freedom after moving out.Burada 'hissedilen' bir durum vurgulanıyor.