pekiştirmek Pekiştirmek Fiil
- English
- bolster
- 한국어
- 강화하다 / 북돋우다
Example
- Yeni kanıtlar, onun tezini **pekiştirmeye** (tahkim etmek / sağlamlaştırmak) yardımcı oldu.
- The new evidence helped bolster her argument.
- Burada 'tez' soyut bir yapıdır ve sağlamlaştırılır.