pekiştirmek Pekiştirmek Fiil

English
reinforce
한국어
강화하다

Example

  • Bu yeni veriler, teoriyi **pekiştirmek** (sağlamlaştırmak / temellendirmek) için yeterli.
  • The study reinforced the idea that sleep is vital for memory.
  • Soyut bir fikrin doğruluğunu artırma.