kanaat etmek kanaat etmek Verb

English
reckon
한국어
짐작하다

Example

  • Onsuz toplantıya başlamamız **kanaatindeyim** (düşünüyorum / sanıyorum / mülahaza ediyorum) ki en iyisi.
  • I reckon we should start the meeting without him.
  • Burada 'kanaatindeyim' kelimesi, kararın kişisel bir yargı olduğunu vurgular.