şanslı şanslı Adjective

English
lucky
한국어
운이 좋다

Example

  • O, kazadan sağ kurtulduğu için kendini **şanslı** hissediyor. (Kendini bahtiyar hissediyor / Kendini talihli hissediyor)
  • He knows he is lucky to be alive after the accident.
  • Burada 'hissetmek' fiili zorunludur.