serpilmek Serpilmek Fiil
- English
- flourish
- 한국어
- 꽃피우다
Example
- Ekonomik durgunluğa rağmen, teknoloji sektörü **serpilmeye** (yeşermesine / bereketlenmesine / zirve yapmasına) devam etti.
- Few businesses are flourishing in the present economic climate.
- Ekonomik canlılık vurgusu.