ateş etmek / firlatmak / söylemek ATEŞ ETMEK Verb

English
shoot
한국어
쏘다 / 촬영하다 / 말해봐

Example

  • Askerlere, kimseye **ATEŞ ETMEMELERİ** emredildi. (VURMAK / FIRLATMAK)
  • The soldier was ordered not to shoot.
  • Silah kullanımı en katı ve yaygın karşılıktır.