sıkıcı Sıkıcı AdjectiveEnglishdull한국어지루한 / 무딘ExampleKüçük bir kasabadaki hayat ölümcül derecede **sıkıcı** olabilirdi.Life in a small town could be deadly dull.Burada 'deadly' (ölümcül) vurgusu, sıkıcılığın şiddetini artırır.