sürükleyici Sürükleyici Adjective

English
engaging
한국어
매력적인

Example

  • Kadının **sürükleyici** (gönül çelen / dikkat kesen / akılda kalıcı) bir gülümsemesi vardı, herkesin kendini hoş karşılanmış hissetmesini sağlıyordu.
  • She has an engaging smile that makes everyone feel welcome.
  • Burada sıcaklık ve davetkarlık vurgulanıyor.