tedirgin edici Tedirgin Edici Sıfat

English
disturbing
한국어
섬뜩한

Example

  • Rapor, yerel suç oranlarında **tedirgin edici** (iç sıkıcı / ürpertici / huzursuz edici) bir artış olduğunu ortaya koydu.
  • The report revealed a disturbing increase in local crime rates.
  • Burada 'tedirgin edici', resmi bir tonu koruyor.