tetiklemek tetiklemek Verb
- English
- stimulate
- 한국어
- 자극하다
Example
- Serginin yeni eserleri, sanat çevrelerinde ilgiyi [ateşlemek / canlandırmak / kıvılcım çakmak].
- The exhibition has stimulated interest in her work.
- İlgi uyandırma anlamında 'ateşlemek' çok yaygındır.