sızmak / tuhaf Sızmak Verb
- English
- creep
- 한국어
- 소름 끼치는 사람 (Creep)
Example
- Ebeveynlerimi uyandırmamak için merdivenlerden **sızarak** (gizlice yaklaşmak / yavaşça ilerlemek) çıktım.
- I crept up the stairs, trying not to wake my parents.
- Burada 'sızmak', sessizliği bozmamaya odaklanır.