i̇şten çıkarma [iʃ.ten.tʃyk.ar.ma] Noun

English
dismissal
한국어
해고

Example

  • Avukat, onun *işten çıkarma* (fesih / azletme / görevden alma) davasını kazanmak için savaşıyor.
  • He is fighting his dismissal in court.
  • Hukuki süreç vurgulanıyor.