yayılmak / yaymak Yayılmak Fiil

English
spread
한국어
퍼지다

Example

  • İyi haberler hızla [yayılmak] (nefesi / dalgası / etkisi) — of: The good news spread quickly.
  • The news had spread and was causing great excitement.
  • Haber için 'yayılmak' en doğal ve sıcak karşılıktır.