yiyecek [ji.ye.d͡ʒek] NounEnglishfood한국어음식ExamplePat, iş yemeği için *yiyecek ve içecek* (yiyecek/içecek) hazırlamıştı.Pat had prepared food and drink for the work party.Türkçede 'yiyecek ve içecek' kalıbı çok yaygındır.