yüzleşmek Yüzleşmek Fiil
- English
- confront
- 한국어
- 직면하다
Example
- Ülkenin karşı karşıya olduğu ekonomik sorunlarla **yüzleşmek** (hesap sormak / karşı çıkmak / yüzleşmek) ne yapılmalı?
- What is to be done about the economic problems confronting the country?
- Burada 'yüzleşmek', sadece görmek değil, çözüm için adım atmaktır.