çekişme noktası /kənˈtɛnʃən/ Noun
- English
- contention
- Nederlands
- discussiepunt
Example
- Yeni vergi yasası, muhalefet partileri arasında büyük bir [Çekişme Noktası] teşkil ediyor. (İhtilaf / Münazara / Anlaşmazlık)
- The new tax law is a major point of contention.
- Burada 'teşkil etmek' fiili, gerilimin resmiyetini artırır.