katlanmak Katlanmak Verb
- English
- endure
- Nederlands
- doorstaan
Example
- Uzun bir bekleyişe **katlanmak** (tahammül etmek / dişini sıkmak) zorunda kaldılar.
- They had to endure a long wait before the case came to trial.
- Bekleme eyleminin zorunluluğu vurgulanır.