eğilim Eğilim Noun

English
penchant
Nederlands
voorliefde

Example

  • Onun klasik müziklere karşı belirgin bir **eğilim** (**gönül kayması** / **meyil** / **tutkunluk**) var.
  • She has a penchant for classical music.
  • Burada 'eğilim' kelimesi, kişinin karakterinin bir parçası olduğunu vurgular.