yapamayan yapamayan Adjective

English
unable
Nederlands
niet in staat zijn

Example

  • Eski bir asker, savaş bittikten sonra iş bulmada **yapamayan** biriydi.
  • A former soldier who has been unable to find work since the war ended.
  • Burada kalıcı bir yetersizlikten ziyade, mevcut koşulların yarattığı bir engel kastediliyor.