çarpmak Çarpmak Fiil
- English
- disrupt
- Polski
- zakłócać/zakłócić
Example
- Şiddetli yağmur, açık hava konserini **altüst etti** (**sarsan** / **bozguna uğratan**).
- The heavy rain disrupted the outdoor concert.
- Doğal olayların planları bozması yaygın bir kullanımdır.